Böylesi acı bir olayın ardından ulaşım seçeneklerinin daraldığı, vatandaşlarımızın hava yoluna yönelmek zorunda kaldığı bir dönemde bilet fiyatlarının fahiş seviyelere ulaşması, toplum vicdanında haklı bir rahatsızlık yaratmaktadır.
Bir facia, hiçbir şekilde ticari fırsata dönüştürülemez. İnsanların çaresizliği, mecburiyeti ve yaşadığı endişe üzerinden kazanç hesabı yapılamaz.
Tam tersine bugün yapılması gereken; dayanışmayı büyütmek, vatandaşlarımızın mağduriyetini azaltmak ve ulaşımı daha erişilebilir hale getirmektir. Böyle dönemlerde hava yolu şirketlerinden beklenen, fiyatları yükseltmek değil; imkanları ölçüsünde ek seferler planlamak ve bilet fiyatlarını aşağıya çekerek toplumsal sorumluluk ortaya koymaktır.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti bir ada ülkesidir. Hava ve deniz ulaşımı halkımız için bir lüks değil, hayatın vazgeçilmez bir parçasıdır. Özellikle deniz ulaşımında yaşanan böylesi olağanüstü bir gelişmenin ardından hava ulaşımının daha erişilebilir hale getirilmesi bir zorunluluktur.
Bu nedenle ilgili tüm kurumları ve hava yolu şirketlerini sorumluluk almaya davet ediyorum. Gerekirse ek seferlerin devreye alınması, kapasitenin artırılması ve bu olağanüstü döneme özel fiyat düzenlemelerinin hayata geçirilmesi için gerekli adımlar gecikmeden atılmalıdır.
Bugün fırsatçılığın değil, dayanışmanın zamanıdır.
Vatandaşımızın mecburiyetini fırsata çevirmeye yönelik hiçbir yaklaşımı doğru bulmamız mümkün değildir. İnsanlarımızın yanında olmak yalnızca sözle değil, böylesi zor zamanlarda atılacak somut adımlarla gösterilir.
Hava yolu şirketlerine de açık bir çağrıda bulunuyorum:
Bu zor günlerde fiyatları artırmayın; aksine düşürün. Ek seferler koyun, vatandaşımızın yükünü hafifletin. Gün, daha fazla kazanmanın değil; toplumla dayanışmanın günüdür.
Yaşadığımız acının üzerine bir de ulaşım mağduriyetinin eklenmesine izin verilmemelidir.
Fikri Ataoğlu
Başbakan Yardımcısı
Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı